sarsıntıyı sismografla ölçemezsin her zaman, ezberindeki şiirler seni sakinleştirmez olur bir süre sonra, yazmaktan ziyade konuşmak istemektesindir çünkü kelime söz olunca çözebilirsin kendini, çözülebilirsin bir gece yarısında.
ummadığın zamanlarda umulmadık cümleler kurarsın, boğazın kuruyabilir mesela, için titrer rüzgarsız bir yaz akşamında, üşümektesindir, hayatının her anında rodrigo çalmaktadır ve sen devrimci olmadığın halde adımlarını hızlandırmaktasındır, bir uçağın en güzel yanı bir gün geri dönecek olmasıdır.
' -geldiğimden beri gidiyorum
-geldiğinden beri gitmiyorum '
nokta. şimdi başlayabilirim anlatmaya.
sağ alt köşesinde büyük harflerle üsküdar yazıyor, siyah beyaz bir fotoğraftan bahsediyorum, karşıdan çekilmiş belli yani deniz tarafından bakıyorsunuz, bir cami var, muhtemelen benim yolu karıştırdığımda şadırvanını bulup hemen yanındaki merdivenden mado tarafına indiğim cami, denizin ortasında bir kayık, kayıkta üçü bir yerde diğeri tek başına tam dört adam, iskele, evler, yedi tepeden biri.
hemen yanıbaşımda duran bir karttan bahsediyorum aslında kartpostal derler ama postal askeri çağrıştırır ve sevmezsin emir komutayı :) bilirim. tam arkasında aralık 2010 üsküdar yazmakta, k harfini yazarken kalem çok zorlanmış belli, tam olarak hangi renkle yazıldığını söylemeye renk kültürüm yetmiyor, kırtasiyelerde bilmem kaçı bir milyona satılan renkli kalemlerden biri. altı sıfır atılmamış gibi davranıyorum farkında mısın. hülasa durum bu.
fonda hangi şarkının olduğunu söylemek istemiyorum çünkü ekşide bu şarkıyla ilgili çok çeşitli söylentiler mevcut ama güzel şarkı kabul ediyorum.
bir dersim açıklandı bugün bir puanla kaldım/kalmışım, başarısız.
balkonda uyudum, balkon ya değil ama.
günlük yazamıyorum çünkü yazmak insanı ikna etmezse kesinlikle düşman eder kendisine ki ben ne yazabilirim ki gitme sonrası günlerde.
rastgele bir sayfa açtım, sayfa elli üç, yürümek yürümek yürümek yürümek:, diye başlıyor, sen aynı kitabın aynı sayfasına bakamayacaksın çünkü bir kitap aynı anda iki yerde bulunamaz.
gitmek dışında her şeyden bahsediyorum dikkat edersen üsküdar, cami, renkli kalem, şarkı, balkon, günlük, bir türlü gelemiyorum asıl söze.
-bütün bir yazı boyunca bunlardan bahsettin, evet seni dinliyorum, ne söylüyorsun
-bilmiyorum
-ne dedin
-eeee
-eczane
- :) (karşılıklı gülmeler)
şimdi rodrigo çalıyor, masada tespih, gidiyorum bu, ah!
hamiş: gitmek dışında herşey
ya da: her şey. gitmek dışında.