18 Mart 2010 Perşembe

okuma notları

süleyman sezgince aslen çukurmektepli olan ancak uzun yıllardır amerika'da yaşayan değerli bir akademisyen. alt kültür, çokkültürlülük, milliyetçilik, homelesslar gibi son yıllarda özellikle tartışılmaya başlanan konularda kalem oynatan, çalışmalar yapan değerli bir sosyal bilim uzmanı, entelektüel. yıllardır Trail Blazers Üniversitesinde ders vermekte ve önemli düşünce kuruluşlarında çalışmalar yapmakta. hali hazırda uluslararası çevrelerce dikkat çeken etkin bir kuruluş olan Staples Center'da koordinatörlük görevini yürütmektedir. Türkçe'ye çevrilmiş kitapları maalesef çok az hocamızın. yıllar önce kuşburun yayınevi "surlar öncesi çatışma" kitabını ve denizem yayınevi "sınırsız kaynaşım" kitaplarını neşretmiş ancak her iki kitabın da yeni baskıları bulunmamakta. hocanın türkçe'ye çevrilmemiş makalelerinin dilimize kazandırılmasını özlemle bekliyorum.
kitap hakkında ileride bir yazı yazmayı düşünüyorum elbette ancak tadımlık da olsa hocanın yeni kitabının önsözünü paylaşmak istiyorum. buyursunlar efendim.

"dünya hızlı bir dönüşüm içerisinde. hepimizin kafası karışık ve zihin dünyamız darmadağın bir vaziyette. kavramlar hiç bir dönemde bu kadar muğlak ve verimsiz bir düşünsel ortama şahit olmadı. anlamsız tartışmaların yanı başında inançlarımız iğdiş edilmekte hayli uzunca bir zamandır. tinsel ve içsel bir bunalımın içindeyiz, aşkın atmosferin huzursuzluğu, soğurtulmuş bilinçdışılıkların kaosu omuzlarımızı sıyırmakta. yeni bir dünya kurulabilir mi sorusuna elbette diyemiyoruz artık çünkü yolculuğumuza işgal demetleri serpilmiştir. sığınaklarımızın, sığınma taleplerimizi karşılayamaz bir vaziyete gelmesi acı verici bir gelişmedir. kutuplar yıkılmış, soğuk savaş sona ermiş ve fakat kuyunun içinde üstümüz açık bir vaziyette ipin ucunu beklemekteyiz çaresizce. delillerin karartılmasına müsaade edemeyiz. vicdanımızı yaralayan her vicdani kanaat dünyamıza kara bir çentik atmaya devam ettiği sürece, ne akademide huzur iklimine kavuşuruz ne de globalizmin ayak seslerine alkışlarla destek verebiliriz. cam fanusu kırmanın vakti gelmiştir. yıllardır yeni kıtadayım. geçen ay 60.ncı yaş günümde sevgili eşim usulca yanıma yaklaştı ve şu manidar cümleyi düşürdü ağzından, -daha ne kadar devam edecek bu bunalımkar hayatımız ve dünya'nın tüm dertlerini sırtımızda taşımamız. evet insanın eşinden bu sitemvari cümleyi duyması elbette kırılganlığa meyyalitesini artırır her insanın ve yeni bir tartışmayı başlatma motivasyonuna ket vurmasına vesile olur. ancak şunu unutmamalıyız ki, kendi içimizde vücut bulan daralgınlıklar bizim değiştirmeye azmettiğimiz düzene ekmek taşımamalı. daha fazla okumalı ve seçimsizliğin ortasında kalmaktansa ortak aklın bunalımlarına koşmalıyız. 60 yılımı verdiğim şu dünyada kırk yıldır okuma-yazma-düşünme-sorgulama inisiyatiflerine sahip olageldim. tanrıya teşekkür ettim hep. yeni bir çalışma usulünü denedim çalışmalarımın karar aşamasını tamamlayınca. öğrencilerime yeterince makul davrandığımı düşünüyorum. gönlüm rahat. bu şevkiyamiz gücün ışığında çalışmaya devam ediyorum. bu kitapta emeği bulunan tüm dünya vatandaşlarına teşekkür ederim. ayrıca kitabın türkiye'de yeni tartışmalara ufak da olsa bir katkısı olacaksa şimdiden bahtiyar olduğumu belirtmek isterim.
los angeles,2010."
süleyman sezgince-kotarılmış siyasal seyirler
karademirce yayınevi.

1 yorum:

  1. -bana süleyman sezgince'yi anlatır mısın?
    -senden biri =)

    YanıtlaSil