12 Mayıs 2010 Çarşamba

final batu :)

senin müddeabihini temlik ederim, sıfatsız !

Oğuzmanlı günler... :)

dıt, dıt, dııııııııııt (kocaman bir saat 7'ye gelmektedir, takriben 5 saniye vardır uzun çubuğun 12'nin üzerine gelmesine ve saat tam 7 olunca saat ekrandan gidecek ve o müthiş ciddi haber müziğiyle ekrana ya takım elbiseli banu abla ya da saçını süpürge etmiş ali kırca zuhur edecektir) saat 7, şimdi haberler ... büyük bir iş aşkıyla haberler sunulmaya başlanır.
- mutlu akşamlar sayın seyirciler, bugün 12 mayıs 2010, şimdi dünya ve türkiye'den haberler.(halbuki yalan, ne dünyası, varsa yoksa misak-ı milli sınırları dahilindeki haberler)
neticede ankara'ya bağlanırlar çokça, ekranda pencereler açılır (ordan bir başkası, bir başkası, bir başkası bağlanır, önemli gün ve gecelerde sabih bey, kamer bey canlı yayındadır, son günlerde parlamento muhabirleri de var tabi, neyse)
şimdi bu lüzumsuz bilgileri niye verdiğimi bilmiyorum ama ajda pekkan'da -ne yazık ki çerçece değil resim arıyorum, diye şarkı söylüyorsa, elbette benim de yerli yersiz konuşma hakkım vardır. konumuza yeniden dönecek olursak, buradan rica, arz, telep ediyorum bir allahın günü ali kırca saçını şöyle subay tıraşı yaptırsın (ne o öyle, kardeşim, bir de kabartıyorsun kek gibi saçlarını, yeter la yaşını başını aldın, bak deniz bey'e ne güzel kestiriyor saçlarını, bir de kendine bak, ali bey şu saçlarını bir gün ortadan ayırıp, bir gün ortanın solundan ayırıp çıkma şu televizyona, kestir efendim kısacık, bu yaştan sonra yeni mezun gibi uzunla kısa arası saç modeli yakışımıyor, lütfen!) sonra şöyle tam -mutlu akşamlar efendim, derken aklına orta üç yıllarından kalma kötü bir ergenlik fıkrası gelip, ağzının kenarıyla gülüp başlasın haberlere,
şimdi başlıklar:
- bugün akademi'de hiçbir hocamız yargıtay kararına takacak bir kulp, eleştirecek bir yan, şakasını yapacak bir açık bulamadı,
- insan hakları, demokrasi, özgürlük kelimelerinden artık çok sıkılan liberal hukukçular kendilerine yeni kavramlar (tahdidi olarak 3 kelime için) verilmesi için demokratik yöntemle, halka sordular, neticeler şaşırtıcı, halkımız söz birliği etmişcesine şu 3 kelimeyi önerdiler saygıdeğer hukukçularımıza, Ekmek, Peynir, Karpuz, yeni kelimeler ne anlama geliyor, halkımız ne mesaj verdi, ayrıntılar birazdan
- anayasa mahkemesi, yargıtay, danıştay ve sayıştay başkanları haftasonu okuma kampı yaptılar, acar muhabirimizin ulaştığı okuma listesinde hangi kitaplar var, başkanlar acaba hangi metinler üzerinde müzakere ettiler, edebiyat, sanat ve yayınevi camiası nasıl yorumladı bu gelişmeyi, başkanların başucu kitapları hangileri ?
- avukatlar eylemde ! avukatlar bugün yurdun muhtelif meydanlarında eylem yaptılar, meydanları hınca hınç dolduran cüppeliler, bir davadan en fazla 4 defa vekalet ücreti almalarına karşı yüksek sesle itiraz ettiler, eylemin organizatörü av. bill gates, arkadaşlarımız çok zor durumda, bir zamanlar apartman sahibi olan, tatil köyü işleten meslek büyüklerimizin olduğu bu camiada, birçok arkadaşımızın 3 haydi bilemedin 4 evi var, bırak tatil köyünü 2 tane yazlık'a sahip arkadaşımızı bile zor buluyoruz, avukatların kaderi bir elin parmaklarıyla sınırlı ev ve yazlık olmamalı, bu isteklerimizi ifade etmek en kapitalist, en tabii hakkımız. zaten bize ait olan araba filosunu, tapu çantasını yetkililerden istiyoruz, lütfen elinizi vicdanınıza koyun ve bizi anlamaya çalışın, detaylar ana haber bülteninde
-final haftası öncesi hukukçulara canlı bağlantılar, geçmiş yılların sınav soruları'nın analizi, Şişli adliyesi'ne hemen 15 km uzaklıktaki canlı yayın stüdyomuzda, ana haber bültenimiz başlıyor.
(yine o soğuk müzik alttan akmaya başlar ve şöyle çakı gibi tıraşlı ali kırca haberlere başlar)
çok şey mi istiyorum, söyle çok mu, fazlaya ilişkin haber isteklerimi saklı tutmuyorum bak, feragat ediyorum, bir gün, ama sadece bir gün, şöyle bir bülten sunun, sizi söz ben savunacam mahşer-i vicdanda.

finallerde herkese başarılar.

hamiş: bu sefer olacak, inanıyorum, cezadan geçecem, evet evet, 50 alacam ve sevinecem, başaracağım, yapabilirim
hamiş-2: bu kadarı da fazla galiba, geçebilirim, başarabilirim, yapabilirim.
hamiş-3: bu kadar kasma evladım, elbet sen de bir gün geçersin o dersi, elbette bütten büte koşup mezun olacağım
hamiş-4: bu.

1 yorum: