9 Şubat 2009 Pazartesi

nadasa bırakıp gittiniz bizi...


iki büyük adam yan yana...
iki güzel insan aynı fotoğrafta...

Zamanı durduracak şeylerin varlığına inansaydım kesinlikle fonda "nadas" olurdu.
İçinde "ürker tenhalığım" geçen her şey güzeldir ayrıca.
"Gözlerim bitti" hangi şiirde geçse unutulmazdır zaten.
"Hiç bir şey diyen bir cümlenin ortasına terk edilmiş bir kelimeyim" diyorsa herhangi birisi az açık çayı sırtımda taşırım belki iki çift laf söyler de konuşuruz diye...
2000'li yıllarda hem LGS'ye hem ÖSS'ye çalışmış bir bünye olarak söylüyorum ki Feridun Düzağaç "hiç bir deneme sınavını kaçırmayan bir öğrencinin dershane yoluna terk edilmiş bir cevap anahtarı" kadar bile değerli değildir kanımca.
Taksitlerden ve kredi kartlarından ibaret olan şu yeni dünyada hepimiz müşteri olduğumuzdan beri; kapalı bir zarfın içindeki bedelimiz kadar değerliyiz kıymetler borsasında...
Gazetelerin ekonomi sayfasını anlayan bir avuç insan olmadığımız çok aşikar, likidite probleminin ne olduğu hakkında hiç bir fikrimizin olmadığı da besbelli, döviz sepetiniz de yerle bir olsun ayrıca,bunların hiçbiri beni ilgilendirmiyor...
Herhangi bir cümlenin herhangi bir yerinde "kredibilite" geçiyorsa ve o kelime-ya da şey- sizi rahatsız etmiyorsa "nadas" sizi hiç ama hiç ilgilendirmiyor demektir, yolunuza devam edebilirsiniz...
Cüzdanınızdaki kredi kartlarınız biriktirdiğiniz tiyatro biletlerinden fazlaysa ya da ticari zekanız sizi kar marjı yüksek işlere yöneltiyorsa "nadas" sizi hiç alakadar etmeyecektir, selam dahi vermeden geçiniz...
Transkriptinize bakıp kendinizi üst düzey bir yönetici olarak hayal ediyorsanız, türk ekonomisi bahsi açıldığında yapısal reformlardan ve mali disiplinden bahsediyorsanız, "marketing yourself" ya da "piyasanın kaymağını toplamak" gibi dünyalı hedefleriniz,stratejileriniz varsa "nadas" size hitap etmeyecektir,lütfen gidiniz...
Kandil gecelerinde,bayramlarda ve belirli gün ve haftalarda size gelen mesajlardan birini seçip tüm arkadaşlarınıza gönderiyorsanız "nadas" sizin ikliminize ters gelecektir,hem sinüzitiniz de var,terk edebilirsiniz buraları...
Emin olun arkanızdan hiç kimse "buralardan gitme"demeyecektir, siz gittiniz diye hiç kimsenin "gözleri çürümeyecektir", hiç kimse sizin gitmemeniz için "buraların gitmesini" teklif etmeyecektir.
Rahat olun sizin gitmeniz "çiçeklerini sevgiyle büyüten","emaneti yalnızlık olan" ve bir şekilde dünyasına "nadas" enjekte edilmiş insan evlatlarını rahatsız etmeyecektir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder