belki sağlam eşya kalmadı evde. halihazırda ne varsa yaralı.
o kadar çok dudak payı bıraktık ki, tek yudumluk çay tek yudumda bitti gitti işte.
devrik bir cümlenin ne kadar da çok düzenli hayranıydım.
insanız işte, yalanla, dolanla işimiz çok, hele bir de olmuyorsa bir türlü olmasını istediklerimiz, o resim bir türlü o resme benzemiyorsa, kırmızı gülün alı varsa, erkan oğur erkan oğur olmak durumda kalmışsa, elbette yer var bu sözlere, elbette kurcaladıkça daha fazla iyileşecek bu aksaklık, göz önünde olmayan çapak çapakların en güzelidir benim gözümde.
yeni bir yıl yeni bir yaş demektir.
o dairenin dışına çıkmak gerekiyordu. o saati değiştirmek. o güzergahı yeniden tanzim etmek. bir yolun tek yön olması sadece o yöne gidecekleri mutlu edermiş, şimdi anladım işte, tek bir yön, tek bir yön, tek bir yön.
mesela ptt’ye yıllarını vermişin, onca zor zamanda emek harcamışın kurum için, sorunları çözme iradeni hiç kaybetmeden ömrünün kıymete haiz bir bölümünü tüketmişsin dairede ve emekliliğine altı ay kala bir takım sebeplerden ötürü yatay geçişle devlet su işleri’ne gitmek zorunda hissediyorsun kendini. bir takım sebepler ne olabilir ki, mesela, örnek kabilinden, tadadi olarak, misal.
durumun vahim olması kaçınılmaz. ortada ciddi bir ciddilik var. bu kadar ciddi olamazsın.
katliam gibi bir kazaydı. sonrasında kanrevan içindeydi sessiz kalabalıklar. doğrusunu söylemek gerekmiyordu. telsiz yüksek lisans öğrencisi bir delikanlı hakkın rahmetine kavuşmuştu. kozmik torpido gözünü aramak için bir mahkeme bir de kararına ihitiyacımız yoktu. tırt haramiler yolu üstünde bizi soymasaydı, kavrulmasına muhakkak gözüyle bakardı tipik hukukçular.
bu kadar çok akıl dışı cümlenin aklı başında biri tarafından yazılabileceğine inanan aklı başında birinin olmasını beklemiyorum. bir ihtimal daha var, o da tüymek mi dersin?
doğum günün kutlu olsun dünya.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder